Zeytin üreticisi hasadı bıraktı. Akhisar’da Bir çok köy cuma gününe kadar ürün toplanmayacak. Bunun sebebi ise geçen yılın altında kalan fiyatlar.
Sahada zeyinci karalar bağladı. Ortalama hasat işçiliği kişi başı günlük 1500 lira. Mazot neredeyse 100 lira. Ürün çok ama fiyat açıklanan Akhisar bölgesinde üretici tepki amacıyla ürünü toplamayı bıraktı…
Marmara bölgesi’ndeki sofralık cinsi ürünü dalında duran ve hasadı bekleyen üreticilerde de endişe arttı.
Bu bölge için Edremit Ziraat Odası’nın 2026-2027 zeytin hasat sezonu için yaptığı hesap ortada.
Bir kilogram zeytinin üretim maliyeti 74 lira. Çiftçinin geçim payı da eklendiğinde üreticinin alması gereken fiyat 96 liraya çıkıyor.
Zeytinyağında ise maliyet 281 lira. Üreticinin geçimini sağlayabilmesi için hesaplanan rakam da 365 lira.
Bu rakamlar bize şunu söylüyor… Zeytin üreticisinin maliyetleri ciddi şekilde yükselmiş durumda.
Mazot, gübre, ilaç, budama, taşıma ve özellikle hasat işçiliği… Hepsinin maliyeti artıyor.
Ama üretici bu maliyetlerin tamamını satış fiyatına yansıtamıyor.
İşte tam bu noktada başka bir çözüm tartışmaya açılmalı: Bu yıl zeytin üreticisine ilave prim desteği verilebilir mi?
Bence verilmeli. Çünkü burada sadece çiftçiden bahsetmiyoruz.
Türkiye’nin zeytin üretiminden, zeytinyağı sektöründen ve gelecekteki üretim kapasitesinden bahsediyoruz.
Üstelik dünyada bunun örnekleri var.
Edremit Ziraat Odası Başkanı Ali Yılmaz Diker de yaptığı açıklamada, Avrupa ülkelerinde zeytinyağına prim desteği verildiğine dikkat çekiyor zaten.
İtalya’da zeytinyağı fiyatlarının 4 euro’nun üzerinde olduğu ve bunun yanında üreticiye ek prim destekleri bulunduğu ifade ediliyor.
Peki Türkiye neden benzer bir modeli bu yıl tartışmasın?
Burada amaç tüketiciye “zeytin daha pahalı olsun” demek değil.
Tam tersine… Üreticiyi destekleyelim ki maliyet baskısının tamamı tüketiciye yansımasın.
Çiftçinin eline doğrudan bir prim desteği geçtiğinde, üreticinin nefes alma şansı artar.
Ve belki de daha önemlisi:






