‘Zeytini dalında bırakmak daha kârlı’
Zeytinde bu yıl ürün yılı. Ancak fiyat düşük. Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden birisi olan Manisa’da “uslu” türü zeytinde fiyatlar dibe vurdu. Geçen yıl kilogramı yaklaşık 50 liraya kadar çıkan zeytin, bu sezon ortalama 17-18 liraya alıcı buluyor. “Domat” tipi zeytinde de benzer bir tablo yaşanıyor. “İri domat” zeytininin fiyatı yalnızca bir hafta içerisinde 80 liradan 70 liraya, ardından 60 liraya kadar geriledi. Normal “domat” türü zeytininin ortalama fiyatı ise 25-30 lira seviyesinde. Yağlık zeytinde durum çok daha kötü. Üreticinin eline geçen fiyat kilogramda yaklaşık 10 liraya kadar düşmüş durumda.
‘TOPLAMASAK DAHA KÂRLI’
Üreticinin asıl endişesi ise işçilik maliyeti. Zeytinin kilogram başına toplama maliyetinin 15-20 liraya ulaştığı belirtilirken, bazı çeşitlerde üreticinin satıştan elde ettiği para neredeyse tamamen işçilik maliyetine gidiyor. Üretici zeytinini topluyor, satıyor, ancak kazandığı para işçinin yevmiyesini bile karşılamıyor. Üreticilerle görüşen YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, şunları söyledi:
“Böyle bir durumda üretici ‘Ben bu zeytini neden topluyorum ?’ diye soruyor. Zeytini dalında bırakmak daha kârlı hale geliyor. Üreticinin yalnızca bugünkü gelirini değil, gelecek yıllardaki üretimini de tehdit eden bir tablo ortaya çıktı. Fiyatların bu seviyelerde kalması halinde, zeytin dalında kalacak. Bu yalnızca bu yılın zararı değil. İnsanlar bu bahçelere seneye de bakmak zorunda. Ancak borcunu ödeyemeyen, işçinin parasını çıkaramayan üretici önümüzdeki yıl nasıl gübre alacak, nasıl ilaç alacak, nasıl mazot alacak ? Böyle giderse gelecek yılın üretimi de tehlikeye girecek.”
‘BU BOLLUK MESELESİ DEĞİL’
Üreticiler, fiyat düşüşünün yalnızca ürün bolluğuyla açıklanamayacağını belirtiyor. Bakırlıoğlu, fiyatlardaki düşüşün girdi maliyetlerinde herhangi bir gerileme olmadan yaşandığına dikkat çekerek, “Gübre aynı gübre, ilaç aynı ilaç, mazot aynı mazot, işçilik aynı işçilik. Üreticinin masrafı düşmedi ama ürününün fiyatı düşüyor. Bu bolluk meselesi değil. Çiftçinin sahipsiz bırakılması meselesidir” dedi.







