Bir tarafta toprağını işleyebilmek, tarlasını ekebilmek için ağır finansman şartlarıyla mücadele eden; borcunu ödeyebilmek, traktörünü ve toprağını koruyabilmek için kaygı yaşayan Türk çiftçisi var.
Diğer tarafta ise kuruluş amacı çiftçinin yanında olmak, üretimini sürdürülebilir kılmak, uygun finansman sağlamak ve Türk tarımının geleceğine katkıda bulunmak olan Tarım Kredi Kooperatifleri…
Ancak Tarımdan Haber portalında yayımlanan “Finansçı Genel Müdürden zarar eden şirkete 1,25 milyar TL! Tarım Kredi’de dikkat çeken kaynak aktarımı” başlıklı, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin verilere dayanılarak Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’nin iştiraki olan Tarımkredi Yağ A.Ş.’ne 1,25 milyar TL sermaye aktarımı yapıldığı belirtilen haberde, şirketin son mali tablolarına ilişkin yapılan değerlendirmeler, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin bazı iştirakleri bakımından üzerinde ciddi biçimde düşünülmesi gereken, dikkat çekici bir finansal tabloyu ortaya koymaktadır.
Şimdi asıl soruyu soralım:
Çiftçinin ortaklık payları ve sistem içerisinde biriken kaynaklar nereye gidiyor?
Yeni yatırımlara mı?
Üretim kapasitesine mi?
İstihdama mı?
Çiftçinin finansman yükünü azaltacak alanlara mı?
Yoksa zarar eden bir şirketin ayakta tutulmasına mı?
Bu soruların cevabı yalnızca şirket açısından değil, doğrudan çiftçi açısından da önem taşıyor. Çünkü kooperatif kaynaklarının nihai amacı, üreticinin gücünü artırmak ve tarımsal üretime katkı sağlamaktır.







