Herkes iktidar partisinin son MKYK toplantısındaki ‘hobi bahçesi’ tartışmasını Osman Gökçek’in sözleri üzerinden tartışsa da toplantıda düzenlemeye sahip çıkan ve ‘Bu gıda güvenliği demektir. Tarım arazileri talan ediliyor. Derhal çözüm bulmalıyız’ diyenlerin olduğunu da unutmayalım. Şimdi, hangi lobinin kazanacağını, tarım arazilerinin yeni rant alanı yaratmak için yok edilmesine izin verilip verilmeyeceğini birlikte göreceğiz.
Hobi bahçelerinin kent rantı için yeni bir araç olarak kullanılması, tarım arazilerinin hobi bahçesi adı altında yok edilmesi, özellikle büyük kentlerin yakınındaki tarım arazilerinin hedeflenmesi, 500 bin liraya alınan bu alanların, birkaç yıl sonra 5-10 milyona satılması gibi gayet ‘planlı ve kasıtlı’ bir talan yapıldığından söz ediliyor.
AKP’nin son MKYK toplantısında bazı itirazlar nedeniyle yeniden gündem olan hobi bahçeleri düzenlemesinin hikayesi, 2020 yılına dayanıyor. O dönem, radikal maddeleri yine lobicilerin devreye girmesiyle tırpanlanarak kabul edilen o yasa, eğer bu 5 yıl içerisinde gerçek anlamda uygulansaydı bugünkü talan ortaya çıkmayacaktı.
Yani ‘hobi bahçeleri’ bu sürede 3 kat artmayacaktı. Nasıl olduysa, yasanın uygulama yönetmeliği 5 yıl boyunca çıkartılmadı ve neredeyse yasa hiç uygulanmadı. ‘Yönetmelik ne zaman çıkartıldı’ dersiniz, geçtiğimiz nisan ayında. Bu sürede tarım arazileri 3 kat daha fazla talan edildi.
***
Peki bu durum en çok nerelerde yaşandı?
Ankara başta geliyor. Şehre yakın tarım arazilerinde.
Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’ndeki tarım arazilerinde.
Çanakkale Biga, İzmir Kemalpaşa gibi ticari değeri olan yerlerde.
Bodrum ve çevresinde…
Sadece bölgelere bakınca amacın ‘domates yetiştirmek için hobi bahçesi kurmak’ olmadığı anlaşılıyor. Şehir merkezlerine ve tatil yörelerine yakın bu alanlar, zamanla kâr getiren rant alanlarına dönüştürülüyor.
***
Yeniden o toplantıya dönersek; Osman Gökçek’in “Oy kaybederiz. İnsanlar çocuklarıyla hafta sonu nefes alıyor. Çok tepki var” sözleri konuşulsa da perde arkasında ciddi bir kriz var. O kısmı hiç konuşulmadı.
Aynı toplantıda söz alan bazı MKYK üyelerinin bu yasaya sahip çıkmak gerektiğini, bunun iklim krizinin ve savaşın yaşandığı şu dönemde gıda güvenliği ve ekilebilir alanların korunması açısından çok önemli olduğunu söylediği biliniyor.
Konuşanlar, “Tarım arazilerinin yok edilmesi anlamına gelen bu durumun bir an önce durdurmamız gerekir. Bu affedilecek bir durum değil. Derhal çözmeliyiz. Bu gelecekte gıda arzı açısından hayati sorunları beraberinde getirir” değerlendirmeleri yapıldığı anlatılıyor.







