PAYLAŞ

Hazal Ocak

Piyasada hiç yerel tohum ürünü kalmadığını belirten Buğday Derneği Koordinasyon Kurulu üyesi Gürmen, “Özgürlük alanı giderek daraltılan yerel tohum iyice köşeye sıkışıyor” dedi.

Ülkemizde tohum gerçeği doğadan yaşamımıza kadar etkili. Buğday Derneği Koordinasyon Kurulu üyesi Mehmet Gürmen’le A’dan Z’ye tohumu konuştuk. Gürmen “Yerel tohum ürünleri maalesef hemen hemen piyasadan tamamen silinmiş durumda. Endüstriyel tarımda kullanılan geliştirilmiş tohumlar, suni gübre, ot zehiri ve her türlü tarım kimyasallarına (pestisit) ihtiyaç duymakta” diyor ve ekliyor: “Yerel tohumun özgürlük alanı gitgide daraltılıyor ve yerel tohum iyice köşeye sıkıştırılıyor.”

-Yerel tohum nedir?

Günümüzde “yerel” ve “yerli” kavramlarının aynı tohumu ifade etmek için kullanılmadığı gözlemlenmekte. Özetlemek gerekirse; yerel tohum; doğadaki formuna en yakın olan ve üzerinde oynanmamış tohumken; “yerli” tohum; T.C. ticaret kanunlarına tabi olarak kurulmuş bir şirketin üzerinde oynadığı tohum anlamında yaygın olarak kullanılmakta.

İkinci sene ekemezsin

-Yerel tohum nasıl anlaşılır?

Bir tohumun yerel tohum olup olmadığı ürüne, tohuma bakarak veya fiziksel muayene ile anlaşılamaz. Ancak çok bilge üreticiler veya uzmanlar bir tezgâhtaki tek bir ürünün birbirinden çok farklı meyvelere sahip olduğu gözlemi ile tam ve kesin olmasa da bir kanaatte bulunabilirler çünkü yerel tohum durağan değildir yani ıslah edilmiş / melezlenmiş tohumların meyveleri gibi “tornadan çıkmış” tabir edilen birebir aynı meyvelere sahip olmaz. Ancak asıl olarak yerel tohumun ürününden her sene tohumluk ayrılarak sonsuza kadar ekilmeye devam edilebilir. Hibrit veya standart tohumda bu çok zor. Özellikle de hibrit tohumları bir sene ekersiniz, ikinci sene yeniden tohum şirketinin kapısını çalıp satın almak durumunda kalırsınız çünkü ikinci sene tohumluk alarak ekimini yaparsanız aynı hibrit çeşidi tarlada göremezsiniz.

Yerel ürünler silindi

-Yerel tohumun önemi nedir?

Yerel tohum, birçok türde yüksek besin değeri, kuraklık, don, sel ve zararlılara karşı güçlü olması sebebiyle ve en önemlisi de ticari bir meta olmadığı için finansal bağımlılığı kırdığı için son derece önemli. Ayrıca biyoçeşitliliğe katkısı tartışılmaz. Yerel tohumu halen üreten küçük üreticiler, köy kökenli vatandaşlar var; kırsalı aramak gerek. Ayrıca günümüzde birçok kent kökenli STK de yerel tohumun korunması ve yaygınlaştırılması için fiilen veya internet üzerinden takas grupları, oluşumları üzerine çalışmakta.

-Hangi tohumları kullanıyoruz?

Hal zincirinden geçerek manav, market ve semt pazarlarına gelen hemen hemen tüm ürünler standart veya hibrit çeşitler. Endüstriyel üretimde verimlilik ve kâr maksimizasyonu ilkesinden hareketle, görece düşük verimli / uzak yol dayanımı daha zayıf olan yerel tohum ürünleri malesef hemen hemen piyasadan tamamen silinmiş durumda. Endüstriyel tarımda kullanılan geliştirilmiş tohumlar, suni gübre, ot zehiri ve her türlü tarım kimyasallarına ihtiyaç duymakta. Bu nedenle de üretim şekli itibarıyla hem toprağı / ve sonrasında yağmurla taşınarak yeraltı sularını; hem de üzerinde / bünyesinde taşıyabileceği tarım zehiri kalıntılarıyla doğrudan insan hayatını olumsuz yönde etkilemekte; birçok hastalığa sebep olduğu bilinmekte.

-2006’da yerel tohumların satışına yasak getirilmesi neye mal oldu?

2006 yılında kabul edilen 5553 sayılı tohumculuk kanunu ile yerel yani kayıt altına alınmamış tohumların ticareti yasaklanmıştı. Bir ürünün ticaretini yasaklarsanız kolay erişimine engel olduğunuz için gün geçtikçe daha zor bulunur hale gelir. 19 Ekim 2018 tarihinde yayımlanan yönetmelik ile 2006 yılında çıkarılan kanunda boş bırakılan bir alan tanımlanarak; yerel tohumların kayıt altına alınabilinmesine imkân verilen bir prosedür tanımlanmış. Bu prosedüre göre ilgili olmak kaydıyla STK’ler, birlikler, meslek odaları, üniversiteler ve yerel idareler, yerel tohumları kayıt listesine kaydettirebilecekler.

Yerel çeşit kayıt listesinde kaydolunan tohumlar ise; tohumluk ticareti amacı ile üretilebilecek. Ancak yönetmelik daha çok bu tohumlukların şirketlerce üretilmesi gerektiği ölçütünde standartlar tanımlamış. (Laboratuvar, tohumluk üretim alanı, ölçüm aletleri, ziraat mühendisi barındırma vb.) Bu koşulların köylü tarafından sağlanamayacağı aşikâr. Uygulamanın nasıl olacağını göreceğiz ancak ilişkisel olarak kanun ve yönetmelikleri takip ettiğimizde yerel tohumun özgürlük alanının gitgide daraltıldığını ve yerel tohumun iyice köşeye sıkıştırılmakta olduğunu görüyoruz.

En basiti desteklemek

-Bireysel olarak yerel tohumun yaygınlaşması için ne yapabiliriz?

Şu anda takas için yasal bir engel bulunmadığı için takas şenlikleri ve etkinliklerine katılıp, bulunabilecek her ufak bahçede / alanda bu tohumun üretilmesine bireysel çaba gösterip; halen yerel tohum ile üretim yapan üreticiyi bulup kendisinin ürünlerini desteklemek yapılabilecek en basit bireysel eylemler. Bunun dışında bu konuda faaliyet gösteren STK’ler ile temas halinde olup, lobi ve savunuculuk noktasında birlikte hareket etmek gerekir.

-Devlet somut olarak yerel tohumun yaygınlaşması için ne yapabilir?

Yerel tohumu bir meta olarak görmek ve şirketleştirmek yerine küçük üreticiyi de kapsayan ve küçük üreticiliği cazip kılan politikalar geliştirilmesi gerekir.

Üniversiteli bostanlar-Tohumlar Kampusa projenizden ve bugün geldiği noktadan bahseder misiniz?Proje; ‘Adım Adım koşu’ grubunun desteğiyle başlatılan kampanya ile 2015’te hayat buldu. Kampanya, Buğday Derneği’nin, devlet üniversitelerinin kampuslarında bahçe kurulumu ve kompost eğitimi (organik atıklardan doğal gübre elde edilmesi ), ekolojik yaşama giriş eğitimleri vermesi şeklinde gerçekleşmiş. Bostanlardan birçoğu halen hayatına devam ediyor.

www.cumhuriyet.com.tr