PAYLAŞ

Tarım ilaçları, zorlu kış şartları, çeşitli hastalık yapıcı organizmalar ve küresel ısınma… İşte bu sebepler yaşam ekosistemimizin en önemli parçalarından biri olan arıları tehdit ediyor ve öldürüyor. Arı ölümleri için harekete geçen Türk girişimciler, arıların hayatını kurtarmayı başardı.

Arılar yeryüzünden silinip giderse, insanoğlu yalnızca dört yıl yaşayabilir.” 1949 yılında Albert Einstein bu sözleri söyledi. Aradan 70 yıl süre geçti ve arıların yaşamı tehdit altına girdi. Tarım ilaçları, zorlu kış şartları, çeşitli hastalık yapıcı organizmalar ve küresel ısınma gibi sebepler her geçen gün dünyadaki arıların sayısını azaltıyor. Bu sorunu çözmeye Türk gençlerinin kurduğu biyoteknoloji şirketi aday. ‘Micro-S’ adındaki startup’ın geliştirdiği ‘Micro Bee’ adındaki biyoteknoloji ürünü, arıların bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor ve ölümlerini azaltıyor. Tabii ki işin ekonomik boyutu var. Özellikle balcılıkla uğraşan arı çiftlikleri, bu ürün sayesinde kovanlarından aldıkları verimliliği arttırıyor. Biz de yerli girişimcilerin geliştirdikleri bu biyoteknolojiyi deneyimlemek için İstanbul Beykoz’daki Gürel arı çiftliğine gittik. Burada Micro-S Kurucu Ortağı Ömer Faruk Taştan ile bir araya geldik ve bir kovana geliştirdikleri ürünü uyguladık.