PAYLAŞ

İsmail Uğural

 

Hemen birkaç gün önce CEETTAR (Avrupa Tarım, Kırsal Alan ve Orman Müteahhitleri Federasyonu) ve CEMA (Avrupa Tarım Makineleri Birliği) ortak bir bildiri yayınladı. Bildiride yeni dönem Ortak Tarım Politikalarının (CAP) akıllı tarım teknolojileri kullanımını teşvik edici yönde olması gerektiği belirtiliyor. Ancak kanımca burada Türkiye açısından çok tartışmalı olan konu AB ülkelerinde tarım sektöründeki hizmetlerin yüzde 60’ının müteahhitlik sistemi tarafından yerine getirildiğinin ifade edilmesi… “Dolayısıyla” deniliyor, “Tarım, kırsal ve ormancılık alanında faaliyet gösteren müteahhitlerin, AB tarımının değer zincirinin önemli bir parçası olduğu görülmektedir.”

MALİYETİ DÜŞÜRMEK
Peki önce şu soruyu soralım. AB’de bu oran belli. Ülkemiz tarım sektörü içinde müteahhitlik sisteminin payı nedir? Tarımsal mekanizasyon alanında uluslararası tanınmışlığı olan Hocamız Prof. Dr. Ünal Evcim’e göre Türkiye’de daha yüksek. Evcim, “AB ülkeleri bu sistemin avantajlarını son yıllarda daha çok keşfetmeye başladı. Tabii maliyetlerin zorlaması rol oynuyor. Mesela İngiltere’de bir biçerdöverin ortalama yıllık performansı ortalama 250-300 saattir.
Bizde 1500 saati bulur. Önemli olan dekar başına maliyeti düşürebilmek, ayrıca bizim topraklarımızın aşırı parçalanmış olması bu sistemi zorunlu kılıyor.
AB ülkeleri bu yönden daha avantajlı olmalarına rağmen müteahhitlik hizmetlerinden daha fazla yararlanma yoluna gitmeye başladılar” diyor.

AKILLI TARIM TEKNOLOJİLERİ

Evcim’e bildiride yer alan şu ifadeyi nasıl değerlendirdiğini sordum; “Devletlerin ulusal stratejik planlarını bu politikalar doğrultusunda tasarlaması ile AB’li çiftçiler tarım müteahhitleri tarafından sağlanan akıllı teknolojilere erişebilir.
Bu hedefler doğrultusunda CEETTAR ve CEMA, Ortak Tarım Politikalarında çiftçilere tahsis edilecek ve sadece müteahhitler nezdinde geçerli olacak olan ‘akıllı teknolojiler kuponu’ adı altında, yeni ve yenilikçi bir teşvik sistemi önermektedir.” Hocamız özellikle ‘tarımda akıllı teknolojiler’ kavramını çok önemsediğini söylüyor. Evcim, “Türkiye’de hasat neredeyse tamamıyla müteahhitler tarafından gerçekleştiriliyor. Bu doğru ve isabetli bir uygulama. Küçük parsellerin ön planda olduğu bir tarımsal yapıda bu uygulama şart. Ancak sadece hasat değil ürün ekimi de artık yüksek mekanizasyona dayalı müteahhitlik sistemi eliyle yapılmalı” şeklinde konuşuyor.

KÜÇÜK ÇİFTÇİLERİN YARARINA

Ünal Evcim, son olarak, ‘akıllı teknolojiler kuponu’ uygulamasının öncelikle küçük çiftçilerin yeni ve yenilikçi mekanizasyon uyarlamalarına ulaşabilmesi yönünden çok yararlı olacağını söylüyor.
Çünkü gerçekten küçük çiftçilerin etkin ama pahalı teknolojilere erişimi pek kolay değil. Öyleyse yüksek verim ve düşük maliyet odaklı tarım için akıllı tarım teknolojileri ve müteahhitlik hizmetlerinin bütünleşerek küçük çiftçinin çıkarına sunulması önümüzdeki dönem açısından mutlaka ve daha çok gündeme gelecek diyebiliriz.