PAYLAŞ

Şevket Özügergin

TUİK bu yılın üçüncü çeyreği ile ilgili ekonomik büyüme verilerini geçtiğimiz hafta içinde açıkladı. Konu ile ilgili rakamlar medyada ayrıntılı olarak yer aldığından, bunları tekrarlamayacağım ve bazı notlarla yetineceğim.

ÜÇÜNCÜ ÇEYREK BÜYÜMESİ

Bu yılın ilk çeyreğinde % 7,2 ,ikinci çeyreğinde % 5,3 oranında büyüyen ekonomi, Temmuz-Eylül dönemini kapsayan üçüncü çeyrekte ancak % 1,6 lık bir büyüme gerçekleştirebildi. Büyüme hızında ivme kaybı başladı.

Bu dönemde sanayi sektöründe, inşaat ta ve yatırımlarda gerileme yaşandı. Bu sektörler büyümeye  negatif katkı verdi. Kamu tüketimi arttı. Hane halkının tüketim artış hızında yavaşlama hissedildi. Turizmde ve ihracatta ise olumlu gelişmeler izlendi. İhracat üçüncü çeyrekte % 13,6 artarak büyümeye % 2,98 lik bir pozitif katkıda bulundu. İthalat ise ,büyümenin hız kesmesi, iç talebin azalması, yatırımların gerilemesi gibi nedenlerle sürekli bir azalma gösterdi.

İVME KAYBININ GENEL NEDENLERİ

Ağustos ayında başlayan hızlı kur artışları dolayısıyla TL’de görülen aşırı değer kaybı ve oynaklık belirsizlik yarattı. Faizler ve enflasyon beklentilerin çok üstüne çıktı. Yatırımlarda ve iç talepte gerileme oldu. Ticaret savaşları tedirginliğe sebep oldu. ABD ile Papaz Brunson ve karşılıklı ek gümrük vergisi gerginliği ortaya çıktı. Kredi daralması ve nakit sıkışıklığı hissedildi.

DÖRDÜNCÜ ÇEYREKTE NE OLUR?

Genel olarak baktığımızda ve zaten içinde yaşadığımız dönemdeki izlenimlerimize göre, üçüncü çeyrekteki ekonomik koşullarda fazla bir değişiklik meydana gelmez. Parasal sıkılaşmanın finansal koşullar üzerinde yarattığı olumsuz etki, TL deki değer kaybı yatırım ve tüketim iştahının azaltır.İç talepteki gerileme ile yatırım iştahının azalması ithalatı azaltır.İhracat mevcut seyrini sürdürür.Genel tahmin dördüncü çeyrekte büyüme hızının % 3-4 oranında gerileyeceği şeklindedir.

BU YIL SONUNDA NE OLUR?

Yeni Ekonomik Program (YEP) da öngörülen % 3,2 lik büyüme hedefinin gerçekleşmesi oldukça güçtür. Beklenti % 2-2,5 luk bir büyüme hızıdır

GELECEK YIL NE OLUR?

Şimdiden  sağlıklı bir tahminde bulunmak zordur. Uluslararası konjonktüre,ticaret savaşlarının sürüp sürmeyeceğine, küresel likidite durumuna ve içeride alınacak önlemlerin yapısına bağlı olacaktır. Yeni Ekonomik Program’da gelecek yıl için % 2 lik bir büyüme hedeflenmiştir. Bazı ekonomistler, hızın % 1 den fazla olmayacağını hatta negatif bir büyümenin ortaya çıkabileceğini öne sürmektedir. Yapısal reformların geciktirilmemesi, doğrudan yabancı yatırımları ülkeye çekecek güvenli bir ortamın hazırlanması, kaynakların ve teşviklerin üretim ve ihracata yönelik sektörlere ayrılması, dış ilişkilerde gerginliklerin sona erdirilmesi, büyüme hızının belirlenmesinde esas faktörler olacaktır. Ekonomik göstergeler arasında olumlu seyreden ihracatın da,yüksek teknoloji içermeyen yapısıyla daha çok artması mümkün değildir.

Büyüme hızının giderek azalmasının doğal sonucu durgunluk ve işsizliktir. Ekonomisi sürekli şekilde gerileyen ülkelerin dış kaynak bulması da zordur. En azından maliyeti çok yüksek olacaktır. Bu da rekabet gücünün kaybı demektir.

Dışarıdaki gelişmelerin tarafımızdan kontrolü ve yönlendirilmesindeki etkimiz oldukça sınırlıdır. Ama, hiç olmazsa kendimizin alabileceği önlemlerde gecikmemek lazımdır.