PAYLAŞ

Türkiye, tarım ürünleri başta olmak üzere tarımsal girdilerde emperyal ülkelere tam bağımlı durumuna geldi. Tarımda bağımsızlığını kaybetti.

Tarımın bağımsızlıkla eşdeğer olduğu görülüyor. Nedeni şu; “İnsan açsa ve çıplaksa, onurunu ve kişiliğini kaybediyor ,insan hakları ve özgürlüğünü düşünemiyor, aydın niteliklerini geliştiremiyor.”

Tarımın bu işlevi nedeniyle ülkeler, öncelikle insanlarını doyurmaya ve giydirmeye çalışırlar. Bu amaca bağlı olarak tarımlarını korur ve geliştirirler. Bütün paylaşım savaşlarında tarım ürünlerinin denetimi önemli rol oynamıştır.

Batı, gıdayı petrol jeo-politikasıyla birlikte ön sıraya koymuştur. Amerika Birleşik Devletleri’nin ünlü Dışişleri Bakanı Kissenger, dünya egemenliği konusunda şu düşünceyi aktarıyordu;

‘’Petrolu denetlersen ulusları denetleyebilirsin, gıdayı denetim altına alırsan insanları denetleyebilirsin.’’

Aslında yıllar öncesi “Üreticilerden yoksun olan milletler üretenlerin esiri olur. Milli Ekonominin Temeli Ziraattır. Köylü milletin efendisidir.” diyen Atatürk, gıda egemenliği için ortaya çıkabilecek  tehlikeye karşı bizleri uyarmamış mıydı?