PAYLAŞ

Birleşmiş Milletler 21. yüzyılın sonuna gelindiğinde dünya nüfusunun 11 milyara çıkacağını öngörüyor. Peki gezegenimiz bu kadar çok insanı besleyecek kadar gıda üretecek kaynaklara sahip mi? Bilim dünyası küresel gıda güvenliğinin geleceğini kurtarmak için neler yapıyor?

1798’de İngiltere’nin küçük bir kasabasında bir rahip olan Thomas Malthus derin düşüncelere dalmıştı. Düzenlediği vaftiz ve cenaze törenlerini aklına getirdi. Ölen insanlardan çok daha fazlası doğuyordu. Ülkenin nüfusu hızla artıyor olmalıydı.

Malthus, bu artan nüfusu beslemek için giderek daha fazla gıdaya ihtiyaç duyulacağını, bir gün Dünya’nın tüm insan nüfusunu besleyecek kadar besin üretemeyecek noktaya gelebileceğini öngördü.

Malthus’un bu öngörüsü dünya çapında ses getirmiş olsa da gerçekleşmedi.

200 yılı aşkın süre sonra, bu yıl Nisan ayında ABD’nin Cornell Üniversitesi’nden Profesör Chris Barrett, Birleşmiş Milletler’de bir konuşma yaptı.

Barrett, tarımsal arazilerin ve su kaynaklarının giderek daha yetersiz hale geldiği konusunda tüm ülkeleri uyardı, dünya nüfusunu besleyecek kaynakları bulmanın ve gıda güvenliğini tesis etmenin 21. yüzyılın en büyük sorunu olacağını söyledi.

“Gıda güvenliği sorununun çözülememesi riski, tüm ülkeler ve toplumlar için varoluşsal bir kriz anlamına geliyor.”

Bugün Dünya üzerinde 7,7 milyar insan yaşıyor. 21. yüzyılın sonuna geldiğimizde bu sayıya milyarlarca yeni insan eklenmiş olacak. Birleşmiş Milletler dünya nüfusunun 2100 yılına gelindiğinde 11 milyar olacağını öngörüyor.