PAYLAŞ

2007’de dayanışmayla Matematik Köyü’nü kuran Ali Nesin, 11 yıl sonra geçen hafta, Uluslararası Matematikçiler Birliği tarafından verilen Leelavati Ödülü’ne layık görüldü. Ödülün gerekçesi şuydu: Türkiye’de matematik bilincini artırmaya yönelik katkılarından dolayı, özellikle Matematik Köyü’nü, eğitim, araştırma ve herkes için matematiğin keşfedilmesi için istisnai, huzurlu bir yer olarak yaratma konusundaki yorulmak bilmeyen çalışmalarından ötürü… Bu ödülün ne kadar kıymetli olduğunu tarif ederken hep Nobel kıyaslaması yapılıyor, isabetli de bir kıyaslama. İnsanlığa, dayanışmaya, geleceğe dair inancınızı onarmak isterseniz buraya mutlaka uğrayın. Şu anda 500’e yaklaşan nüfusu, sınıflarını dolduran gençleriyle Matematik Köyü, distopyaya dönmüş hayatlarımıza oksijen desteği sağlayan bir ütopya adeta.

Eğitimine 1980 darbesinden birkaç gün sonra başlamış, hayatı boyunca sayılardan ve matematikten korkmuş biriyim ben. Bir matematik formülü ile Japonca yazılmış bir ‘haiku’yu yan yana koyun, benim için eşit derecede anlamsız sembollerden ibarettir. Hatta lisede bölüm seçme zamanı geldiğinde çaresizliğimi gören babam karşısına almış, “Kızım bizim aile edebiyatçı; ben de annen de edebiyat bölümünden mezun olduk. Matematik için kendini üzme istersen” diye nasihat etmişti. Meslektaşım Sebati Karakurt da sık sık üniversiteyi 21 yılda bitirdiğinden, öğrenci seçme sınavlarının hiçbirini kazanamadığından dem vurur, mühendislik eğitimi almış olanlara büyük saygı duyar. Matematik Köyü hakkında bir haber hazırlamak üzere İzmir’e doğru yola çıkan ikili hakkında bu bilgileri vermemin sebebi, finalde yaşadığımız dönüşümün altını çizmektir.

CEVAP VER