PAYLAŞ

AVRUPA Birliği’nden (AB) coğrafi işaret tescili alan Malatya kayısısı iklim değişikliği tehdidi altında. Dünya kayısı ihracatının yüzde 85’ini karşılayan ilde çiftçiler, hasat döneminin yaklaşmasıyla etkili olan dolu yağışının kayısılarda çil hastalığına neden olduğunu ve ürünlerine zarar verdiğini söyledi. İklim değişikliğinin ürün üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çeken Doç. Dr. Gökhan Durmaz ise, “Nitelikli çalışma yapılmazsa, kuru kayısı ihracatındaki liderliğimiz elden gidebilir” dedi.

Avrupa Birliği’nden (AB) coğrafi işaret tescili alan Malatya, dünya kayısı ihracatının yüzde 85’ini karşılıyor. Yeryüzündeki 17 milyon kayısı ağacından yaklaşık 8 milyonunun yetiştiği Malatya’da geçen yıl 672 bin 670 ton kayısı toplandı. Şu an ağaçlardan toplanıp tezgahlarda ‘Turfanda’ olarak bilinen kayısının ilk mahsullerinden çiftçiler hediyelik yapıp çeşitli kent ve ülkelere gönderiyor.

BU YIL 80 BİN TON KURU KAYISI ÜRETİLECEK

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre, il genelinde 7 milyon 626 bin 832 adet meyve veren kayısı ağacı var. Kayısıdan yıllık 350 milyon dolar gelir elde ediliyor. Bu yıl, 401 bin 363 ton yaş kayısı, 65 bin 987 ton kayısı sofralık ve meyve suyu olarak değerlendirileceği, 335 bin 376 ton kayısının ise kurutmalığa ayrılarak toplam 80 bin 818 ton kuru kayısı elde edileceği tahmin ediliyor.

KAYISIDA YÜZDE 30’LUK KALİTE KAYBI VAR

Mayıs ayında bazı mahallerde meydana gelen dolu zararı nedeni ile meyvede kalite ve ürün kaybı yaşandı. Ayrıca mayıs ayında meydana gelen aşırı yağışlar nedeni ile ilaçlamasını zamanında yapmayan bahçelerde yaprak delen (Çil) hastalığı yaygınlaştı bu kayısıda kalite kaybına neden oldu. Yaşanan afetlerden sonra kayısıda çil ve dolu yarasından dolayı yüzde 30’luk bir kalite kaybı ortaya çıktı.

ÇİFTÇİ TEDİRGİN

Çiftçiler ‘Sarı altın’ olarak bilinen Malatyalının en önemli geçim kaynağı olan kayısıda, hasat döneminin yaklaşmasıyla etkili olan dolu nedeniyle çil hastalığı olduğunu, hasar gören ürünlerinde kendilerini tedirgin ettiğini dile getirdi.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KAYISI KALİTESİNDE RİSK TEŞKİL EDİYOR”

Malatya kayısısını aranan yapan etkenin kalitesi olduğunu belirten İnönü Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Durmaz da, “Bu Malatya’ya has çeşitlerin genetik yapısıyla ilgili bir durum değil, daha ziyade coğrafyadan kaynaklı bir durum. Dolayısıyla iklim koşullarının değişmesi ile kayısının kalitesinde ciddi  risk ortaya çıkıyor. Sıcaklığın 0’ın altına düştüğü gün sayısı bundan 15-20 yıl öncesine göre bariz bir şekilde azaldı, kar yağışları da keza öyle.  Belli bir soğuklanma ihtiyacı olan kayısı ağacı için bu durum ciddi bir risk teşkil ediyor. İlkbaharda geç donlarının sıklığı ve verdiği zarar da geçmişe göre net bir artış gösteriyor. Dolayısıyla değişen iklimsel koşullara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir” diye konuştu.

“KURU KAYISI İHRACATINDAKİ LİDERLİĞİMİZİ KAYBEDEBİLİRİZ”

Türkiye’nin kuru kayısı ihracatında şu an rakipsiz olduğunu ama nitelikli çalışmalar yapılmazsa bu liderliğin elden gideceğini aktaran Doç. Dr. Durmaz, “Şu anda rakipsiz gibi görünebiliriz ama gelecekte durum farklı olabilir. Çünkü, Özbekistan, İran, Bulgaristan, Çin, Fransa, ABD gibi ülkelerde, kayısı konusunda genetik ve ıslah çalışmaları hızla devam ediyor ve kurutmalık kalitesi yüksek çeşitlerin ortaya çıkması ihtimali her zaman var. Eğer bu alanda ülkemizde de nitelikli çalışmalar yapılmazsa, kuru kayısı ihracatındaki aslan payımızın elimizden alınması hiç de uzak bir ihtimal olmayabilir” ifadelerini kullandı.

50 YILLIK YÖNTEM KULLANILIYOR

Kayısı üretiminde uygulanan emek yoğun işçiliğe de dikkat çeken Doç. Dr. Durmaz, “Günümüzde emek yoğun üretimden ziyade teknoloji yoğun üretim avantaj sağlıyor. Malatya’da kayısının hasadı, kurutulması, depolaması gibi bir çok aşama, maalesef halen bundan 50 sene önce yapıldığı gibi yapılmaktadır. Bu durum hem birim maliyetlerin artmasına hem de standart ve hijyenik bir ürün elde edilememesine sebep olmaktadır. Bu açık, kayısı işletmeleri tarafından kapatılmakta, bu da çiftçinin kazancının düşük kalmasına neden olmaktadır. Kazancı düşük olan çiftçi ya üretimi bırakmakta veya alternatif ürünlere yönelmektedir” dedi.

“TEMİZ KAYISI YOK, ÇİL ORANI YÜKSEK”

Çocukluğundan beri kayısı yetiştiriciliği yapan Nevzat Şimşek de (31), geçen sene yaş olarak kayısıların 1 buçuk liradan alındığını belirterek, “Bizde şu an temiz kayısı yok Malatya’da çil oranı yüksek, dolu yarası var. Eğer ki bunu da göz önüne alırlarsa veya çiftçilerde vermezse kayısının fiyatı yükselir. Hava şartlarında çil ilacını atamayanlar oldu. Çil ilacını atıp da otun tekrardan büyümesini sağladığı için çil oranı yükseldi. Tabi o konuda biraz çitçilerimiz çillerden dolayı biraz sıkıntıya girdi” diye konuştu.

“BU SENE KALİTELİ KAYISI YİYEMEYECEĞİZ”

Mahmut Şimşek ise (62), ” 20 yıldır kayısı üretimi yapıyorum. Bu sene kaliteli mal yok, ürünlerde hep çil var, dolu vurdu. Bazı bahçelerde hiç kayısı yok”

ÇİL HASTALIĞI NEDİR?

Hastalık kayısı ağaçlarının yaprak, meyve, tomurcuk ve genç dalları üzerinde ortaya çıkar. Lekeler ilk önce 1 milimetre çapında, yuvarlak, yağ lekesi görünümünde olup zamanla kenarları kırmızımtırak orta kısımları koyu kahverengine dönüşebilir.

(DHA)