PAYLAŞ
Mehmet Yalçın

Ahmet Kutman’la ilk sohbet ettiğimiz günü dün gibi hatırlıyorum. Yıl 1999’du. Sevgili Ahmet Örs’le beni Türkiye’nin ilk “soylu” Fransız üzümlerinden yapılma şarabını tatmaya davet etmiş, Sarafin şaraplarının piyasaya çıkacak ilk rekoltesini tüketicilerden önce bize sunma inceliğini göstermişti. Doluca’nın Sefaköy’deki dolum tesisinin mahzeninde 1996 Cabernet Sauvignon’u tadarken, gözlerinin içi gülüyordu. “İlk kez Türkiye’de bir bağa kaliteli fidan ithal edilip modern bir dikim yapıldı. İlk kez üretimde yeni Fransız meşe fıçıları kullanıldı. Ve yine ilk kez bir bağın şarabı, tek başına şişelendi…”

O gün bu gündür, 20 yıl boyunca Ahmet Kutman’la defalarca buluştuk, söyleştik, yüzlerce şarap tattık. Bazı uygulamalarını eleştirdik, bazen de onun sitemlerine muhatap olduk. Ama her görüşmemizde bir şeyler öğrendik, şarapla ilgili ufkumuzu genişlettik… Ve bu yıl Kutman’ın bir şarap bilimcisi, Fransızcasıyla önolog olarak meslekte 50. yılına girmesi dolayısıyla, bir kez daha buluşup uzun bir sohbet yaptık…