PAYLAŞ

MEYED Başkanı İlker Güney, meyve suyunun ve meyve suyu endüstrisinin yararlarının bilinirliliğini artırmak ve sektör itibarını korumak için çalışacaklarını söyledi. Bunun için kapsamlı ve uzun soluklu bir planlama ile hareket edeceklerini belirten Güney, 2018 yılı içerisinde hızlı, etkili, hissedilir adımlar atacaklarını kaydetti.

Meyve suyunun ve meyve suyu endüstrisinin sağladığı yararın toplum gündeminde ve kolektif hafızada daha etkin bir yer edinmesini hedeflediklerini belirten Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) Başkanı İlker Güney, artık “Meyve Suyu Yarar” diyerek kendilerini net bir şekilde ifade edeceklerini ve yanlış bilgilendirmelerin kafa karışıklığına neden olan argümanların karşısına bilimsel gerçeklerle çıkacaklarını söyledi.
Dünya Gıda’ya konuşan İlker Güney, neden “Meyve Suyu Yarar” diyeceklerini ve kampanyasının detaylarına ilişkin şunları anlattı: “Endüstrimizin ürünlerinin, yani güvenilir ambalajlarda geniş kesimlerin kolay erişimine sunulan meyve sularının, tıpkı meyvenin kendisi gibi, önemli bir vitamin, mineral ve antioksidan kaynağı olduğu; bu nedenle beslenme açısından insana yarar sağladığı, tüm dünyada kabul gören tartışılmaz bir gerçektir. Öte yandan meyvelerin, katma değerli, saklanabilir ürünler haline gelmesine, böylece zamandan ve mekandan bağımsız olarak tüketilebilmesine olanak sağlayan meyve suyu endüstrisi, zaman baskısının ortadan kalkması, ürün ve pazar çeşitlendirmesi nedeniyle tarım üreticisine yarar sağlar. Endüstrimizin farklı sektörleri de içine alarak oluşturduğu katma değer zinciri, ekonomi geneline yarar sağlar. Meyve suyu, işlendiğinde cinsine göre meyveye oranla 4 katına dek daha değerli haline gelebilen ve doğası gereği en üst aşamada yerel kaynak ile üretilen bir ticari üründür. Ülkemizin meyve suyu ihracatı, %90’ı aşan oranda dış ticaret fazlası üretimiyle, dış ticaret ve cari açık dengesine yarar sağlar. Diğer yandan endüstrileşirken küresel ısınma problemine yapısal çözüm sunan ender sektörlerden biri olan, temel hammaddesi ağaçlardan elde edilen endüstrimiz, kendi gelişimiyle iklim değişimi sorununun çözümüne yarar sağlar.

“Meyve Suyu Yarar” diyerek, endüstrinin sağladığı yararları ve bu katma değerler bütününün de altını çizeceklerini belirten Güney sözlerine şöyle devam etti: “Meyveciliğin, Türkiye’nin tarım stratejileri açısından önemini ve bu alanda sağladığımız yararları anlatacağız. Meyve suyunun ve meyve suyu endüstrisinin yararlarının toplum tarafından daha fazla bilinir olmasını sağlayıp, topluma yararlı endüstrimizin ve insana yararlı ürünümüzün itibarının, layık olduğu noktada kalmasını birlikte sağlayacağız. Bunun için kapsamlı ve uzun soluklu bir planlama ile hareket edeceğiz. 2018 yılı içerisinde hızlı, etkili, hissedilir adımlar atacağız; ancak bunlar tıpkı bir fidan gibi, çalışmalarımızın başlangıç aşamasını oluşturacak. Medyaya ve fikir önderlerine yönelik çalışmalar gerçekleştireceğiz, aynı zamanda günümüzün en önemli dinamiği sosyal medyanın gücünü de en etkin şekilde kullanacağız. Endüstri içerisinde iş birliğimizin gücünü daha da ileriye taşıyacağız. Kamu kurumlarıyla yakın mesaimizi de sürdüreceğiz. Meyve suyu insan, meyve suyu ekonomi için yararlıdır. Öykümüzün özü bu. Tartışmasız gerçekleri konu alan bu öyküyü, bütünleşik bir anlatımla, tüm paydaşlarımızla paylaşacağız.”

Sektör büyümesini sürdürüyor

2016 yılında 2,5 milyar TL düzeyindeki Türkiye meyve suyu pazarının 2017 yılında yüzde 8 büyüme ile 2,7 milyar TL düzeyinde gerçekleştiğini belirten Güney, “Endüstrimizin 2016 yılında TÜİK verilerine göre 183 milyon ABD doları olarak gerçekleşen ihracatı, 2017 yılında yaklaşık yüzde 17’lik bir büyümeyle 215 milyon ABD doları seviyesine çıktı. Meyve suyu ithalatı ise, 2017 yılında 16 milyon ABD doları olarak gerçekleşti, ki bir sene önce 18,3 milyon ABD doları seviyesinde idi. Avrupa Meyve Suyu Birliği (AIJN) 2017 tarihli en son raporu çerçevesinde, dünya genelinde bir önceki yılın meyve suyu tüketimi, 35,9 milyon ton düzeyinde gerçekleşti. Bu pazarda büyük ağırlığın yüzde 100 meyve sularında olduğu görülüyor. Dünya meyve suyu pazarı, yaklaşık 11,5 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşiyor. Doğal hammaddelerden, yerli kaynak kullanılarak ürettiğimiz meyve suyunun düzenli bir şekilde yüzde 90’ı aşan oranda dış ticaret fazlası ile ülkemiz ekonomisine yarıyor. Ülkemizin yıllık yaklaşık 20 milyon ton düzeyinde olan meyve üretiminin yaklaşık 1 milyon tonu, meyve suyu endüstrisinde işleniyor. Yeni tüketici trendleri ve beklentileri, bir yandan da ihracatı daha fazla artırma, tarım üreticisini daha fazla alımla destekleme fırsatı getiriyor” diye konuştu.

Türkiye’nin yıllık yaklaşık 20 milyon ton düzeyinde olan meyve üretiminin yaklaşık 1 milyon tonunun meyve suyu endüstrisinde işlendiğini dile getiren Güney, yurt genelinde yaklaşık 1 milyon çiftçiden alım yaptıklarını söyledi. Güney, “Milyonlarca kişiye ve hane halkına gelir sağlıyor. Yeni tüketici trendleri ve beklentileri, bir yandan da ihracatı daha fazla artırma, meyve üreticisini daha fazla alımla destekleme fırsatı getiriyor. Ülkemizde erkek istihdamının yüzde 15’i tarım sektöründe, kadın istihdamı ise bunun iki katı, yüzde 30 düzeyinde. Tarım, kadınların en yoğun çalıştığı sektör olma özelliği taşıyor. Endüstrimiz, büyümesi dahilinde tarım ekonomisine yarar sağlıyor” dedi.

İklim değişikliği, gıda atıkları… 
Sektör ne yapıyor?
Gıda atıkları, israfı arasında meyve-sebze sektörü de önemli bir paya sahip. Fabrikaya gelene kadar birçok etkenin kayıplara neden olduğunu dile getiren Güney, “Genel olarak tarladan fabrikaya gelene kadar kayıplara sebep olabilecek etkenleri şöyle sıralayabiliriz: Çiftçinin talep görmeyecek ürünleri yetiştirmesi yani arz–talep dengesinin sağlanamaması, sanayiye uygun kalitede meyve üretilememesi, nakliye, taşıma sırasında oluşan kayıplar… Kayıp oranları ürüne göre değişim göstermektedir. Diğer yandan, satın alımı tamamlanmış meyvelerin fabrikaya işlenmek üzere nakli sırasında yaşanan kayıplar minimal düzeydedir” diye konuştu.

*Kaynakların azalması, iklim değişikliği vs gibi nedenlerle son dönem israf, gıda atıkları konusu sektörün gündeminde.

*Meyve suyu sektörü hem israfın önüne geçmek hem de kaliteli ürün üretmek için neler yapıyor?

Güney, endüstrinin, Türkiye geneline yayılmış bir fabrika ağı ile, bu fabrikaların yer aldığı bölgelerdeki tarım üreticileri ile üretim ayağındaki arz–talep dengesinin sağlanabilmesi için çok yakın çalıştığını söylüyor. Güney, “İlaçlama, gübreleme gibi konularda, düzenli eğitimler gerçekleştirilmektedir. Endüstrimiz, beklenti ve ihtiyaçlarını çiftçi ile paylaşır. Pek çok şirket, üreticilerle birlikte kendi bahçelerini hayata geçirmektedir. Endüstrimiz, tarım üreticisi ve tarıma dayalı sanayi açısından en hakkaniyetli sistem olan sözleşmeli tarımı önemser. Tesisleri hammaddeye yakın yerlerde kurar. Gerekli hallerde soğuk tedarik zincirinde hassas davranır. Hammadde fabrika kapısından girdikten sonra hızla üretim bandına sokulacak şekilde sevkiyat ve üretim planlaması yapar ve gerçekleştirir” diye konuştu.

www.dunyagida.com.tr