Gıda ve içecek sanayi 321 milyar TL’ye ulaştı

Gıda ve içecek sanayi 321 milyar TL’ye ulaştı

42
PAYLAŞ
TÜRKİYE Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) tarafından düzenlenen geleneksel yıllık değerlendirme toplantısı yapıldı. TGDF Başkanı Şemsi Kopuz’un gıda sanayinin gündemindeki konulara ilişkin değerlendirmeler yaptığı toplantıda, TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik de, Gıda hattı tarafından yayınlanan Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi 2016 Envanteri’nden, AB ve Türkiye Gıda Sektörüne ilişkin son verileri paylaştı.

26 üye derneği ile gıda sektörünün en yetkin temsilcisi konumundaki Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) tarafından düzenlenen geleneksel yıllık değerlendirme toplantısı yapıldı.

“GIDA VE İÇECEK SANAYİ 321 MİLYAR TL’YE ULAŞTI”

Yıllık değerlendirme toplantısında konuşan TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik AB’nin iş hacmi, katma değer ve istihdam açısından en büyük sektörü olan Gıda ve İçecek Sanayi olduğunu söyledi. Menlik, “289 bin işletme, bin 89 milyar avro iş hacmi ve 150 milyar avronun üzerinde dış ticaret büyüklüğü ile 4,25 milyon kişiye istihdam sağlıyor. Gıda ve İçecek Sanayi ise 2,2 kat artışla 145 milyar TL’den 321 milyar TL’ye ulaştı. Global gıda ve içecek ihracatı 2005-2014 yılları arasında 2 kattan daha fazla artarken, en büyük ihracatçılar AB, ABD, Çin ve Brezilya; en büyük ithalatçılar ise ABD, AB, Japonya, Çin ve Kanada şeklinde sıralanıyor” dedi.

“TÜRKİYE, AVRUPA ÜLKELERİNDEN DAHA UCUZ”

Türkiye de dahil olmak üzere 37 Avrupa ülkesinde gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki fiyat düzeylerine ilişkin endeks sonuçlarına da dikkat çeken Menlik, 2015 yılında 172,2’lik endeks değeriyle İsviçre’nin en pahalı, Makedonya’nın ise 58 ile en ucuz ülke olduğunu, 89,2 endeks değeriyle 23. sırada yer alan Türkiye’deki fiyatların, AB ortalamasının altında olduğunu görüyoruz” dedi.

“SORUNUMUZ AÇIKTA SATILAN GIDALARDAN KAYNAKLANIYOR”

Menlik, “Gıda sanayisi hammaddesini tamamen tarımdan alan bir sektör. Dolayısıyla mevsimsel değişimlere ve iklim değişikliği gibi risklere açık bir sektör ve bu risklerden en hızlı alan bir sektör. Üretim düşmeleri ve yükselmeleri işlenmiş ürünlerdeki fiyatlara da yansıyabilir. Ama enflasyonun genel değerlendirmesine baktığımızda nitekin hükümetin ana vurgusu da hep işlenmemiş gıda üzerinedir. Enflasyonun işlenmiş gıda yani gıda sanayinin yükselten değil aksine aşağı çeken bir rol oynuyor diyebiliriz çünkü hep sorunumuz işlenmemiş yani açıkta satılan gıdalardan kaynaklanıyor” diye konuştu.

RAMAZAN’DA GIDA FİYATLARI NE OLACAK?

Her yıl Ramazan ayı yaklaşırken gıda fiyatlarının artıp, artmayacağı tartışmaları yaşandığına değinen TGDF Başkanı Şemsi Kopuz, “Ramazan’da fiyatların artacağı beklentisiyle evlerimizde gıda stokladığımız dönemler artık geride kaldı. Çok şükür, bugün Türkiye’de her türlü gıda ürününü, market raflarında her zaman bulmak mümkün. Genel olarak gıdada bir sıkıntıdan bahsetmek mümkün değil. Ancak özellikle Nohut ve kuru fasulye gibi bakliyat ürünlerinde dünya da ve ülkemizde son dönemde üretim yetersizliğine bağlı olarak fiyat yükselmeleri olmuş, nohutta geçici olarak ithalat vergisini düşürme kararı alınmıştır. Kırmızı mercimek fiyatlarında ise geçen seneye göre herhangi bir yükselme söz konusu olmamıştır. Ramazan dolayısıyla fiyat artışları olmasını beklemiyoruz” dedi.

GIDA KONUSUNDAKİ BİLGİ KİRLİLİĞİ

Gıdalar konusunda yeterli bilgiye sahip olmayan kimi isimler, halk sağlığı için de risk oluşturan gıdaların tüketimini teşvik etmeye devam ettiğini söyleyen Kopuz,”Biz sektör olarak, hiçbir bilimsel temeli olmayan iddialara karşı tüketicileri bilinçlendirmeye yönelik çalışmalarımıza ara vermeden devam ediyoruz. Bu konuda medyaya da ‘Biraz daha duyarlılık, biraz daha sorumluluk’ çağrısı yapıyorum” dedi.

“İRAN’A İHRACATTA GMP BELGESİ SIKINTISI YAŞIYORUZ”

Şekerleme sektörü başta olmak üzere gıda firmalarının ihracat yapabilmeleri için, bu ülkedeki ithalatçı firmaların yetkili makamlarından GMP (Good Manufacturing Paractice) belgeleri aldığını söyleyen Kopuz, “İran makamlarının, son dönemde süresi dolan belgeleri yenilemediğine ilişkin şikayetler arttı. Bu belge olmadan ihracatta yapılamadığı için firmalarımız ciddi bir sorunla karşı karşıya. Hükümetten beklentimiz, İran makamları girişimleri hızlandırılarak, firmalarımızın mağduriyetine son verilmesidir. Aksi halde İran’a ihracatımızda da kayıplar yaşayacağız” dedi.

(DHA)