PAYLAŞ
Bakanlığın gizlediği açıklama: İşte suyu içilemez 52 bölge!
Bu yazı dizisinin ilk üç yazısında Sağlık Bakanlığı’nın 2011-2016 yılları arasında yürüttüğü “Kocaeli, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli illerinde Çevresel Faktörlerinve Sağlık Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Projesi” hakkında bazı bilgiler vermiştim. Bu projenin amacı Ergene Havzasında yer alan Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ ile Kocaeli ilinde sık görülen kanser hastalıklarınaçevrede bulunan kanserojen kimyasal maddelerin neden olup olmadığını anlamak.

Önceki yazılarda çeşitli gıdalarda ve sularda tespit edilen kimyasal maddelere dair bulgulara yer vermiştim. İlk yazıda araştırmada analiz edilen gıdalar ve sularda bulunan pestisit kalıntıları, arsenik ve bazı kimyasal kirleticilere yer vermiştim. Dün yayınlanan yazıda ise Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illeri ile Kocaeli ili ve Antalya ilinde çeşitli yerleşim noktalarından alınan su örneklerinde tespit edilen arsenik ve alüminyum kalıntılarını ele almıştım. Bu yazıda öncelikle sularda önem arz eden bir başka kirletici olan kurşun açısından durumun ne olduğuna değineceğim. Son olarak neler yapılabileceğini dile getirmeye çalışacağım. Yukarıdaki grafik Antalya ilinden alınan su örnekleri ile Kocaeli ve Ergene Havzasında yer alan Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinden alınan su örneklerindeki kurşun miktarlarını kıyaslamalı olarak gösteriyor. Grafiği üç ayrı grafiğin üst üste binmiş hali olarak görmeli. Mavi renkli kısım Antalya; turuncu Kocaeli ve kırmızı renkli kısım Ergene Havzası illerini gösteriyor. Grafiğin en altındaki 10 rakamı ile başlayan çizgi 1 litre suda 10 mikrogram olarak belirlenen aşılmaması gereken kurşun sınırını, yani maksimum kalıntı sınırını gösteriyor. Grafikte en solda yer alan mavi renkli kısım Antalya ilinden alınan 569 su örneğinden kurşun tespiti yapılan 12’sini (%2) gösteriyor. Antalya ilinden alınan örneklerin hiçbiri kurşun için belirlenen sınırı aşmıyor. Grafikte turuncu renkli kısım Kocaeli iline ait. Kocaeli’nden alınan 106 su örneğinin 17’sinde (%16) kurşun kalıntısı tespit edildi. Grafikte kırmızı renkle gösterilen kısım ise Ergene havzasında yer alan Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerini gösteriyor. Sadece görsel olarak bile farkın ne kadar büyük olduğunu görmek olanaklı. Ergene’deki 3 ilden alınan 764 su örneğinin 156’sında (%20 ,4) kurşun tespit edildi ve bu değer Antalya’dan hem 10 kat fazla ve hem de tespit edilen miktarlar genelde daha yüksek. Antalya ilinden alınan örneklerin hiçbiri kurşun için belirlenen sınır değeri aşmadı. Kocaeli ilinden alınan örneklerin 2’si; Ergene Havzası illerinden alınan örneklerin 4’ü sınır değeri aşmıştır. Bu suların içme suyu olarak kesinlikle kullanılmaması gerekiyor.

[Haber görseli]

 

52 bölgenin suyu içilemez

Dün çıkan yazıda Antalya, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Kocaeli ilinde çeşitli yerleşim bölgelerinden alınan sularda mevzuatta belirlenen sınır değerlerin üstünde arsenik ve alüminyum tespit edildiğini yazmıştım. Bugünkü yazıda ise kurşun açısından durumun ne olduğunu göstermeye çalıştım. Araştırma çalışmasından elde edilen bilgilere göre maksimum kalıntı sınırını aşan miktarda arsenik, alüminyum ve kurşun içeren 52 yerleşim bölgesinin suları içilemez niteliktedir. Bu yerleşim yerlerinin neresi olduğu yandaki tabloda belirtilmiştir. Bu bölgelerdeki suların içme suyu olarak kesinlikle kullanılmaması gerekiyor.

Bakanlık inandırıcı değil

Bakanlık bu yazı dizisine verdiği yanıtta projenin bitmediğini, elde edilen verileri değerlendirme çalışmalarının hala devam ettiğini belirtiyor. Yapılan açıklama inandırıcı değil. Çalışmanın yapıldığı zamandan bu yana üç buçuk yıl geçtiğine göre en azından arsenik, kurşun ve alüminyum miktarlarının sağlığa zarar verecek kadar çok çıktığı bölgelerde hangi önlemlerin alındığını açığa çıkarabilmek için aşağıdaki soruları sorabiliriz. 1) Yandaki tabloda belirtilen bölgelerdeki sular içme suyu olarak kullanılmakta mıdır? 2) Bu bölgelerde yaşayan insanlar içme suyu ihtiyaçlarını nasıl karşılamaktadır? Bu suların içilmemesini sağlamak için gereken önlemler alınmış mıdır? Bu sular gıda maddeleri üretiminde kullanılmakta mıdır? 3) Sularda bulunan arsenik, kurşun ve alüminyumun kaynağı belirlenmiş midir? Bu kirleticilerin sulardaki miktarını azaltmak için hangi çalışmalar yapılmıştır. Bu yazıda Baryum, Bakır, Molibden, Krom ve Nikel başta olmak üzere ele alınmayan başka kirleticiler de var. Bu kirleticilerin de Ergene Havzası ve Kocaeli’nden alınan su örneklerindeki miktarlarının Antalya’ya kıyasla daha yüksek olduğunu ve daha fazla su örneğinde tespit edildiğini belirtmeliyim. Elde edilen bilgiler hangi mahalde ne düzeyde bir kirlenme olduğuna ve o mahalde bulunan endüstriyel tesislerin çevreye yaydığı kirleticilerle bir ilişki kurmaya imkân sağlıyor.

Yazının devamını okumak için linki tıklayınız.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/yazi_dizileri/960489/Bakanligin_gizledigi_aciklama__iste_suyu_icilemez_52_bolge_.html