Sorunlar da Bellidir, Çözümler de

Sorunlar da Bellidir, Çözümler de

5
PAYLAŞ

Şevket Özügergin

 

Ekonomik alanda son birkaç aydır yazılanlara baktığımızda ortaya şöyle bir tablo çıkmaktadır. Siyasetçisi de, ekonomisti de ve hatta ekonomi yönetimi de, sorunlarımız ve alınması gereken önlemler konularında, küçük farklılıklarla ayni şeyleri söyleyip, yazmaktadır. Referandumdan sonra da durum değişmemiştir. Belki de birkaç konuda sorunlar biraz daha öncelikli hale gelmiştir. Bunların başında giderek ağırlaşan işsizlik sorunu gelmektedir.

2016 Aralık ayında %12,7 olan işsizlik oranı bu yılın ilk ayında % 13’e yükselmiştir. Bu rakam son sekiz yılda kaydedilen en yüksek orandır. Geçen yılın Nisan ayında % 9,3 ile başlamış ve Ocak 2107 ayına kadar sürekli şekilde yükselmiştir. Genç nüfusta ise işsizlik son bir yılda % 19,2 den %24,5 e yükselmiştir. Genç nüfusta işsizlik oranının 2016 Nisan ayında % 16 olduğu düşünülürse, sorunun giderek  ağırlaştığı daha iyi anlaşılacaktır. Unutulmaması gereken şey işsizliğin sadece bir ekonomik sorun olmadığı ve sosyal/psikolojik boyutlarının da olduğudur. İşsiz bir kişinin ülke sorunları ile ilgilenmesi ve sağlıklı karar alması çok zordur. Bu itibarla, uygulamaya sokulan ve önemli  devlet destekleri içeren istihdam seferberliği projesinin başarıya ulaşması son derecede önemlidir. Projenin ne ölçüde başarılı olduğu muhtemelen Mart ayından itibaren ortaya çıkacaktır.

Ancak önemli olan istihdam hacmi artışının kalıcı kaynaklarla destekleniyor olması ve sürekliliğidir. Bunun da çaresi ekonomideki canlılık ve büyüme hızının yüksekliğidir. 2016 yılının son çeyreğinde ekonomi % 3,5 oranında büyümüş ve yılın tamamında, beklenilenin üstünde bir artışla % 2,9’a ulaşmıştır. Büyüme hızının bu yıl da sürmesi beklenmektedir. Derecelendirme kuruluşlarının tahminleri de bu yöndedir. Ancak 2016 büyümesini destekleyen ana unsurlar kamu ve hane halkı harcamalarıdır. Daha sağlıklı büyüme destekleri olan ihracat, turizm, doğrudan yabancı yatırımların katkısı ya yoktur ya da çok sınırlıdır.

Ekonomiyi canlandırmak için çok sayıda önlem alınmıştır. Beyaz eşyada ve mobilyada KDV ve ÖTV indirimleri, yüz binlerce esnafa Kredi Garanti Fonu destekli krediler, ağırlıklı olarak esnaf ve tüketicileri  ilgilendiren kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması, sosyal güvenliği olmayan geniş bir kesimin küçük bir bedelle sigorta kapsamına alınması bu önlemlerden bazılarıdır.

Bu tedbirlerin ekonominin canlanmasına katkıda bulunacağı bellidir. Ancak verilen teşviklerin de, alınmasından vazgeçilen gelirlerin de bir maliyeti vardır ve bu durum kendisini bütçe açıklarında göstermektedir. Nitekim Mart 2017 ayında bütçe açığı 19,5 milyar TL olmuştur. Bu durumda ya yeni kaynaklar bulunacak ya da giderlerden yani hizmetlerden tasarruf edilecektir. Ekonomi yönetiminin, ekonominin canlanması ile birlikte vergi gelirlerinin de artacağı ve açığın bu şekilde kapanacağı görüşünün doğruluk derecesi  ileriki aylarda ortaya çıkacaktır. Harcamaların artması  ve enflasyonist olmayan ek gelir kaynaklarının bulunamaması halinde enflasyon oranları yükselecek ve bu durum faiz hadlerini de yukarı çekecektir.

Yazının  başında da söylediğimiz gibi, sorunlar kadar çözüm yolları da bellidir. Bunlardan kalıcı nitelikte olanlar tercih edildiğinde ekonomi sürekli  bir istikrara kavuşacaktır.

Referandumun sonuçlanmasından sonra belirsizlik ortamının ortadan kalkmasını ve öngörülebilirliğin artmasını beklemek doğaldır. Bu konudaki siyasi çekişmelerin devamı halinde bu avantaj kaybedilecektir.

Yerli ve yabancı sermaye, kamu kurumlarının etkin ve bağımsız olarak faaliyet göstermelerini, ülkede güven, istikrar ve karlılığa dayalı bir yatırım ortamının hazırlanmasını, hukukun üstünlüğüne dayalı bir sistemi, eğitim reformunu, kur oynaklığını giderecek bir para politikasını, dış politikada gerçekçi ve uzlaşmacı bir anlayışı iç politikada gerginliklerin sone ermesini beklemekte ve var olanların da güçlendirilmesini ve kalıcı hale getirilmesini beklemektedir.

Açıktır ki, bu hususlar yerine getirilmediği takdirde ekonomi yazarları kendilerini tekrarlamaya devem edecektir.

CEVAP VER