PAYLAŞ

Geçen ay Tüm Restoranlar, Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği (TÜRES) üyesi işyerlerinin çalışanların büyük bölümünü ilgilendiren bir boykota hazırlandığını yazmıştım. Boykotun en büyük gerekçesi çalışanlara dağıtılan yemek kartı/çeki üzerinde dönen komisyon oyunlarıydı. Bu iş adeta yeni bir rant kalemine dönüşmüştü. 27 Aralık’ta yapılacak boykot son anda ertelendi.

Boykot kararı üzerine Ankara Ticaret Odası başta olmak üzere İzmir, Gaziantep, Erzincan, Sivas ve Denizli Ticaret odaları gibi odalar ve bazı STK’lar desteklerini bildirdi. Konuya Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin kayıtsız kalmaması ve sorunun çözümü için adım atması çok olumlu bir gelişme. Taraflar devlet nezdinde atılacak her adıma uyacaklarını bildirdiler. Ben de çalışanın en önemli haklarından biri olan ‘yemeği’ ile ilgili gelişmeleri yakından izlemeyi sürdüreceğim.

KARGOCULAR E-TİCARETİN HIZINA YETİŞEMİYOR!

SON dönemde bu konuyla ilgili o kadar çok okur mektubu aldım ki araştırmak şart oldu. E-ticaret şirketlerinin kampanyalarından alınan malların geç teslim edildiğine ilişkin iddiaları üzerine yaptığım çalışma gösterdi ki Türkiye’deki kargocular e-ticaretin hızına yetişemiyor. Peki ama sorunun kaynağı ne? Gelin adım adım gidelim.

E-ticaret öyle bir hızla büyüyor ki… Teknolojideki her yeni gelişme oturduğumuz yerden alışveriş yapma imkanını artırıyor. Düşünsenize, TV, buzdolabı, deterjan, kıyafet, ayakkabı vs almak için mağaza mağaza gezerdik. Şimdi cep telefonu ya da bilgisayarınızdan yapacağınız 5 dakikalık bir araştırma istediğiniz şeyin en ucuzu neredeyse hemen ortaya çıkarıyor. Karar verdiğiniz anda eğer daha önce bilgilerinizde kayıtlıysa istediniz ürünü almanız saniyeler sürüyor. Üstelik bu ürün kapınıza kadar teslim ediliyor. Pazardaki rakamlar her şeyi anlatıyor. Bakın bu verimleri TÜSİAD’ın hazırladığı ‘Dijitalleşen Dünyada Ekonominin İtici Gücü: e-Ticaret’ raporundan aldım…

1.6 TRİLYON DOLAR

* Küresel e-ticaretin hacmi son 4 yılda 630 milyar dolardan 1.6 trilyon dolara, toplam perakende içerisindeki payı ise yüzde 4.2’den yüzde 8.5’e ulaştı. 2021 yılında bu oranın yüzde 13 seviyesine ulaşması bekleniyor.

* Türkiye’de e-ticaretin hacmi 2016 itibarıyla 17.5 milyar TL’ye ulaştı. 2012 yılında yüzde 1,7 olan e-ticaretin toplam perakendedeki payı ise yüzde 3,5’e yükseldi.

* Türkiye’de internet kullanan her 3 kişiden 1’i online alışveriş yapıyor. Online alışverişin tercih edilmesindeki en önemli etken ise uygun fiyat beklentisi.
Tüm bunlar gösteriyor ki bu hızla gidersek yakın bir gelecekte e-ticaret klasik ticaretin yani gidip almanın yerini geçecek. İyi de bu sektörün tüm paydaşları buna hazır mı?

Kesinlikle değil. Başta da belirttiğim gibi kargocular bu hızlı büyüme karşısında çuvallamış durumda. Öyle ki bazı e-ticaret siteleri kendi kargo şirketlerini kurdu. Kargo nedeniyle yaşanan gecikmelerin ve sorunların haksız bir biçimde kendilerinden kaynaklandığı algısına neden olduğunu öne süren e-ticaret şirketleri, “Kargo şirketleriyle çalışmamız gösteriyor ki aslında yüzde 80’e yakın taahhütler yerine getiriliyor. Ancak yüzde 20 çok yüksek bir oran. Özellikle özel kampanya dönemlerinde sektörün günlük gönderileri neredeyse 5-10’a katlanıyor” görüşünde.

BİR GECEDE 27 TIR

Aslında kargo şirketleri de sorunu kabulleniyor. Bir kargo şirketinin yetkilisinin aktardığı bilgiler şöyle:
“Nasıl yetişelim. Geçtiğimiz günlerde bir e-ticaret şirketi önemli ve çok başarılı bir kampanyaya imza attı. Normalde gecede 4 TIR kargonun çıktığı depodan o gece 27 TIR çıktı. Sonraki günlerde de bu tempo devam etti. Şimdi biz aynı araç ve personelimizle bu kadar yoğun bir gönderi trafiğini nasıl kaldıralım. Geçici personelle de çözülecek bir sorun değil bu.”

Kargo şirketleri e-ticaretin gelişimi karşısında çaresiz. Bir başka şirket yöneticisi, “Bu sistemin kurallara bağlanması lazım. Alışveriş sitesi üzerinden buzdolabı siparişi veriliyor. Biz 20 TL’ye bir buzdolabını nasıl hangi araçla, hangi personelle taşıyabiliriz. Şu anda 30 kg ve hacmi 31 desinin üzerindeki gönderileri ancak bina kapısına bırakıyoruz. Kata çıkarmıyoruz. 200 kg.’ın üzerindeki gönderileri ise ancak aktarma merkezinde teslim edebiliyoruz. Artık buzdolabı, çamaşır makinası, bulaşık makinası, çamaşır kurutma makinası, derin dondurucu ve sanayi tip klimaları kabul etmiyoruz” diyor.

30 KİLO ÜRÜN KATA ÇIKMAZ

E-ticaret şirketleri ise bu tip gönderiler için özel çareler üretiyor. Kimi şirket kurup kendi dağıtımını yapıyor kimi ise dağıtım için başka şirketlerle anlaşma yapıyor.

Bana gelen şikayetlerden anladığım kadarıyla tüm sistemin en büyük eksiği tüketiciyi yeterince bilgilendirmemek. Örneğin bir kargo şirketi 30 kilogramın üzerinde bir ürünün, kata çıkarılmayacağını daha o gönderi kendilerine teslim edildiği anda uyarmalı. E-ticaret siteleri de kendilerinden kaynaklanmasa bile olası gecikmelere karşı tüketiciyi uyarmalı. Kendileri kargo şirketine teslimat yapsa bile zincirin halkası tamamlanmadığı ve ürün zamanında teslim edilmediği durumda tüketici mağduriyetleri doğuyor.

Özetle ortada ciddi bir kargo-dağıtım sorunu var. Sektördeki sorunlar acilen masaya yatırılmalı, kurallar daha net ortaya koyulup tüketici mağduriyetleri giderilmeli…

www.hurriyet.com.tr