PAYLAŞ

Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerine odaklandığı haziran ayında gıda fiyatlarında tam bir patlama yaşandı. Seçim kampanyalarında soğan ve patates fiyatlarındaki artışlar nedeniyle de gündemde olan gıda fiyatlarında haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 9,89 gibi oldukça yüksek oranda bir artış kaydedildi. Bu yılın ilk altı aylık döneminde gıda fiyatlarında gözlenen artış ise yüzde 20,59’a kadar tırmandı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu AR-GE biriminin, Ankara’daki pazar ve marketlerden düzenli olarak derlediği fiyatları esas alarak yaptığı “halkın enflasyonu” araştırmasının haziran ayı sonuçları, dar ve sabit gelirliler üzerindeki gıda enflasyonu baskısının bu maaş- ücret düzeyiyle katlanılamaz bir noktaya ulaştığını gösteriyor.

Tüketim harcamaları araştırmaları, en yoksul yüzde 10’luk kesimin harcadığı her 100 liranın 31 lirasını gıda için yaptığını, en zengin yüzde 10’luk kesimin 100 liralık harcaması içerisinde gıdanın aldığı payın ise 13 lirada kaldığını gösteriyor. Dolayısıyla gıda fiyatlarında yaşanan artış ve azalışlar yoksulların bütçesini zenginlere göre çok daha derinden etkiliyor.

Birleşik Kamu-İş’in araştırmasına göre Türkiye’deki aileler gıda için harcadıkları her 100 liranın 18,7 lirasını pirinç, ekmek, bulgur, buğday unu, makarna ve şehriye gibi ürünlere harcıyor. Diğer ülkelere göre miktar olarak çok az tüketilmesine rağmen, dünyanın belki de en yüksek fiyatlarının geçerli olması nedeniyle et ve balık için yapılan harcamalar ise gıda harcamalarının yüzde 24,3’ünü oluşturuyor. Süt, peynir, tereyağı ve diğer süt ürünleri ile yumurtanın gıda harcamaları içerisindeki payı ise yüzde 18’i buluyor. Türkiye’de gıda için harcanan her 100 liranın 5,3 lirası tereyağı dışındaki yağlara,8,2 lirası meyveye, 13,3 lirası sebzeye 1,5 lirası bakliyata, 10,7 lirası ise diğer gıda ürünlerine ayrılıyor.