Tarımda tehlike çanları çalıyor

Tarımda tehlike çanları çalıyor

185
PAYLAŞ

Hükümet enflasyonu frenlemek için ithalata sarıldı. Türkiye, buğday, mısır, arpa ve patateste kendi kendine yeterli durumda. Ancak, mercimek, pirinç, kuru fasulye ve şeker açığı ithalatla kapatılabiliyor.

Tarımsal gıdadaki fiyat artışlarını dizginlemek için tarladan tezgaha uzanan zinciri düzeltmek adına yola çıkan hükümet, bu konuda başarılı olamayınca çareyi yine ithalatta buldu. Merkez Bankası’nın da desteğini alarak kurulan Gıda İzleme Komitesi de ürün fiyatlarının olağanüstü artmasına çare olamadı. Bunun üzerine Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, tahıl ürünlerinde, özellikle de kırmızı biber ve kuru fasulye ithalatında gümrükleri aşağı çekeceklerini açıklamak zorunda kaldı. Üstelik hükümetin 2009 yılından bu yana yurt dışından 352 bin ton kuru fasulye ithal ettiği de ortaya çıktı.

İTHALAT ÜLKESİ OLDUK

Ancak Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) resmi verileri, bir zamanlar tarımda kendi kendine yeten ülkeler arasında yer alan Türkiye’nin tarımsal üretim arazilerini hızla kaybettiğini ve artık tarımda tam bir ithalat ülkesi olduğunu ortaya koydu.

Verilere göre, 2015-2016 üretim dönemi itibarıyla buğday ve arpada ülke olarak kendi kendine ‘yeterlilik oranı’ iyi durumda bulunuyor. Aynı şekilde mısır, çavdar ve patateste de tehlike sınırına yakın olmakla birlikte yeterlilik seviyesinin üzerine çıkıldı. Ancak bu ürünler dışındaki neredeyse tüm tarımsal ürünlerde adeta tehlike çanları çalıyor. İthalatı kaçınılmaz hale gelen ürünlerin başında yeşil mercimek geliyor. Yeterlilik oranında yüzde 100’lük değer, kendi kendine yeterli olunduğunu gösteriyor. Yeşil mercimekte bu oran yüzde 43.1’e kadar düştü. Dolayısıyla Türkiye’nin yeşil mercimekteki açığı kapatabilmesi için bu yıl yüzde 57’ye yakın oranda ithalat yapması gerekecek. Yeterlilik oranı pirinçte yüzde 69.9, ayçiçeğinde yüzde 78.9, kırmızı mercimekte yüzde 81.6, kuru fasulyede yüzde 82.6, şekerde yüzde 94.4, nohutta yüzde 98.1 düzeyinde bulunuyor. Kuru baklagillerde genel yeterlilik oranı ise yüzde 86.7 ile tehlikeli düzeye inmiş durumda. Türkiye 2002 yılında, bu ürünlerin büyük bölümünde kendi kendine yetecek düzeyde üretim yapıyordu.

Tarım alanları rant alanı oldu

Türkiye’de tarımsal üretim alanları hızla geriliyor. Gayrimenkul rantının öne çıkması, tarım arazilerinin gerilemesine yol açtı. 2002’de 41.2 milyon hektar olan tarım alanı 2016’da 38.4 milyon hektara, kuru baklagillerin ekilebilir alanı  da13.6 milyon dekardan 7.1 milyon dekara düştü. Kuru baklagillerin üretimi ise 1.5 milyon tondan 1 milyon tona geriledi.

 2
www.sozcu.com.tr

CEVAP VER