Son zamanların gözdesi: Mantar yetiştiriciliği

Son zamanların gözdesi: Mantar yetiştiriciliği

230
PAYLAŞ

Son dönemde ajanslara en çok düşen girişim haberlerinden birisi mantar yetiştiriciliği. Kolay üretimi, düşük sermaye gereksinimi, yüksek kazancı ve devlet tarafından verilen destek nedeniyle büyük rağbet görüyor. Bir evin bodrumunda bile 20-25 günde üretilebilen mantar yaklaşık 30 bin lira kazanç sağlıyor. Ancak akademi tarafından bu kolay ve ucuz yönteme, sağlıksız ve sürdürülemez olduğu gerekçesiyle büyük itiraz var.

Türkiye’nin mantar üretiminin büyük bölümünü sağlayan Antalya Korkuteli Mantar Üreticileri Birliği Başkanı Ölmez, merdivenaltında yetiştirilen mantardan bile verim alınabileceğini ifade ederken, Ege Üniversitesi Bergama Meslek Yüksekokulu Mantarcılık Programı Öğretim Üyesi Eren, bu tip yerlerde yetişen mantarın sağlık açısından çok zararlı olduğunu ve sürdürülebilirliği olmayacağını açıkladı

Antalya Korkuteli Mantar Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Ölmez, özellikle son zamanlarda çoğunlukla girişimci gençlerin devlet tarafından verilen KOSGEB kredisiyle destek aldıklarını ve sermayesi çok düşük olduğunundan dolayı istiridye mantarına yöneldiklerini belirtti.

Hiç zarar etmeden yıllık 30 bin lirayı bulan bir gelir elde etmek için, 40-50 bin liralık bir sermayeyle bu işe başlanabileceğini ifade eden Ölmez, “Bu mantar yetiştiriciliğine en çok gençler ilgi gösteriyor. Kendilerine uygun 100 metrekare gibi boş bir alan bulup, evlerinin bodrum katında bile yetiştiriyorlar. Burada önemli olan yeterli ısıyı sağlayabilmek. Biz bunlara merdivenaltı işletme diyoruz ama onlar da mantardan kendilerine uygun bir verim alıyorlar, kazanç sağlıyorlar” dedi.

Kültür mantarının 37-38, daha fazla talep gören istiridye mantarının ise 20-25 günde yetiştiğini belirten Ölmez, “Mantar yetiştiriciliğinde, hammadde ve sarım kompost çok önemli. Sırf hammadde yüzünden bazı firmalar mantara olan ilgisini kaybediyor. Bu, bir mantar üreticisinin yaşadığı en büyük sorun. Bunun önüne geçmek için hammaddeye ve mantarın bulunduğu ortamdaki ısı derecesine çok önem vermek gerek” dedi.

TEK İLÇEDE 1500-1600 ÜRETİCİ VAR

Ölmez, sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye’de en çok Antalya’nın Korkuteli ilçesinde mantar yetiştiriciliği yapılıyor. Onu takip eden iller ise Ankara, İstanbul, Yalova ve İzmir. Korkuteli’nin bu sektörde bir adım önde olmasının sebebi, buradaki insanların bu işi biliyor olması, hiç mantar yetiştirmemiş bir kişi bile burada mantar yetiştirebilir. Korkuteli, Türkiye’nin mantar ihtiyacının yüzde 70’ini karşılıyor. Burada 1500-1600 civarında mantar üreticisi var. Bu bölgelerden toplanan mantarlar yine İstanbul, Ankara ve İzmir gibi iç pazara gönderiliyor. ”

DOLANDIRICILARA DİKKAT

Mantar yetiştiriciliğine ilgi duyan kişilerin nasıl bir yol izlemeleri gerektiği hakkında da önemli açıklamalarda bulunan Ölmez, “Mantar yetiştirmek isteyenler her kursa, her danışmanlık firmasına güvenmesinler. Bazı firmalar mantar yetiştiriciliği hakkında hiçbir şey bilmiyor. İnternetten açıp birkaç bilgi ediniyorlar, danışmanlık firmasıyız diye kendilerini tanıtıyorlar, insanların paralarını alıp yalan yanlış bilgiler veriyorlar. Girişimciler bu dolandırıcılara dikkat etsinler. Tarım İlçe Müdürlüğü ve devlet kurumları tarafından verilen kurslar var. Burada çok güzel eğitimler veriliyor. Eğitimin sonunda da katılım belgesi ve sertifika veriyorlar. Bu işe başlamak isteyenler bu detaylara çok dikkat etsinler.” dedi.

“BİYOLOJİK MÜCADELE VERİYORUZ”

Ege Üniversitesi Bergama Meslek Yüksekokulu Mantarcılık Programı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erkan Eren ise, mantar yetiştiriciliğiyle ilgili olarak merdiven altı üretime şiddetle karşı çıkıyor. Eren, genellikle kırsal alanlarda, alternatif bir geçim kaynağı arayan kişiler tarafından merdivenaltı diye tabir edilen yerlerde yetiştirilen mantarın, 30-40 binlik destekle yapılmasının mümkün olmayacağını, hem sağlık açısından hem de verim açısından riskli olabileceğini açıkladı.

“TÜKETİCİ RİSK ALTINDA”

Eren, “Normal koşullarda kültür mantarı üretimi için Bakanlıkla birlikte çalışılması gerekiyor. Merdivenaltında, küçük alanlarda yapılan üretimde mantara kimyasal katıyorlar. Yoğun bir kimyasal kullanımı var. Bu yasak. Biyolojik mücadele veriyoruz fakat  ne yazık ki hepsine yetişemiyoruz. Açık konuşmak gerekirse, merdivenaltı üretimi, evlerin bodrum katında yapılan üretimin durmasını bekliyorum. Bu gibi yerler desteklenmemeli. Çünkü, tüketici çok büyük bir risk altında.” dedi.

“BOYUNLARINI TÜCCARA KAPTIRMIŞLAR”

KOSGEB’in verdiği desteğin yanlış bir destek olduğunu belirten Eren, “Bir proje neye göre, kime göre değerlendiriliyor? Biz bütçe verdik diyerek çekiliyorlar. 30 binlik desteği veriyorsun ama, bu kişi yapacağı mantar üretimiyle ekonomik bir katma değer sağlayacak mı? Bu işin sürdürülebilirliği olacak mı? Bu çok yanlış. Sürdürülebilirlik çok önemli. Ortalama 2 aylık sürede 20 bin mantar hazırlayacaksın ama pazar senden hep daha fazlasını isteyecek.

İnsanlar, 10 kilogram mantar alıp ‘Bu işte çok para var, ben de varım’ diyemezler. İşi yaparken SGK’nın olması gerekiyor, soğuk hava deposunun olması gerekiyor, mantarların bozulmaması için iyi muhafaza edilmesi gerek. Mantarlar, teknik uzmanlar dahilinde, üretim bandı olan yerlerde, sertifikalı kişiler tarafından üretilmeli. Duymuşlar bu işe başlamışlar, ‘Günlük 100 lira kazansam yeter, Allah bereket versin’ diyorlar. Bu işin çok fazla kazandırdığını düşünenler, boyunlarını tüccara kaptırmış kişilerdir” dedi.

“ONLARA RAKAM BİLE TELAFFUZ EDEMEM”

Eren, “İstiridye mantarı, bu pazarın yüzde 10’unu karşılıyor. Pazar sürekli büyüyor. Benim nacizane tavsiyem beyaz şapkalı mantar üretimi için minimum 2 milyon TL, istiridye mantarı için ise 500-750 bin arasında bir sermaye gerekli. Ama onun haricindeki profosyonel olmayan kişilere rakam telaffuz etmemin bir anlamı bile yok.” dedi.

www.haberturk.com