‘Meraların korunması çölleşmenin önlenmesi için büyük önem taşıyor’

‘Meraların korunması çölleşmenin önlenmesi için büyük önem taşıyor’

24
PAYLAŞ

TEMA Vakfı, 17 Haziran Dünya Çölleşme İle Mücadele Günü ve Türkiye’de kutlanan 18 Haziran Toprak Bayramı için bir açıklama yayınladı.

TEMA Vakfı, 17 Haziran Dünya Çölleşme İle Mücadele Günü ve Türkiye’de kutlanan 18 Haziran Toprak Bayramı için bir açıklama yayınladı. Çölleşmenin en önemli nedeninin bitki örtüsünün tahrip edilmesi olduğunu ifade eden TEMA Vakfı, çölleşmenin önlenmesinde meraların önemini vurguladı. Konuyla ilgili açıklama yapan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Bu yıl Birleşmiş Milletlerin Çölleşme ile Mücadele Günü teması “Toprağımız, evimiz, geleceğimiz” olarak belirlendi. Çölleşme genel kanının aksine tamamen çöl haline gelmiş arazilerden ziyade toprak bozulumunu ifade ediyor. Toprak bozulumu, toprağın sağlığında meydana gelen bozulmalar ve sonrasında toprağın sunduğu hizmetlerin azalması olarak nitelendiriliyor. Toprağı koruyan en önemli doğal varlık bitki örtüsü olarak öne çıkıyor. Otsu bitkilerden oluşan doğal bitki örtüsü olan meraların bu konuda önemli işlevleri bulunuyor. Çünkü meralar, erozyonu önleme, su üretimi, karbon depolama ve biyolojik çeşitliliğin korunması gibi önemli ekolojik hizmetler sunuyor. Tarımsal üretimde kullanılan birçok bitkinin yabani akrabalarını barındırarak gıda güvenliği açısından da genetik rezerv rolü üstleniyor. Bu bakımdan kurak bölgelerde meraların korunması çölleşmenin önlenmesi için büyük önem taşıyor. Maalesef 1950’li yılların başında 39 milyon hektar olan Türkiye mera alanlarının yüzde 65’i tahrip edildi. Kalan meraların yüzde 64’ünde yeterli bitki örtüsünün bulunmaması nedeniyle erozyon görülüyor. Toprağımızı ve geleceğimizi koruyabilmemiz için meraların korunması ve ıslah çalışmaları yapılması gerekiyor” diye konuştu.

Toprağın etkili ve sağlıklı şekilde kullanılmasının ve bozuk olan toprakların iyileştirilmesinin hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli olduğunu belirten TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı, “Dünya çapında yaklaşık 1,5 milyar insan yaşamını ve geçimini bozulmuş topraklardan oluşan arazilere bağlı olarak sürdürüyor. Birleşmiş Milletler’e göre dünya çapında her sene yaklaşık Bulgaristan kadar bir toprağı (12 milyon hektar) kaybediyoruz. Bu alan her yıl 20 milyon ton tahıl üretimi yapma olanağı sağlayacak bir büyüklüğe karşılık geliyor. Dolayısıyla toprak bozulumunun ve çölleşmenin önüne geçilmesi, yoksul toplumların geçim kaynaklarının ve hayat şartlarının iyileşmesi anlamına geliyor. Çünkü dünyada çölleşme ile mücadele, sürdürülebilir kalkınma ve yoksulluğu azaltmak için önemli bir araç olarak görülüyor” dedi.

www.dunyagida.com.tr