İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi yok olmasın

İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi yok olmasın

39
PAYLAŞ

Mesut Parlak

Cumhuriyet ile birlikte büyük devrimler yapıldı. 1930’lara gelindiğinde orta eğitimini tamamlayan gençler için üniversiter eğitimin gerekli olduğuna karar verildi. Araştıran, sorgulayan ve Batı’daki yeni yöntemleri ülkeye getirip uygulayan gençlerin yetiştirilme zamanı gelmişti…

Yıl 1931… Atatürk’ün önderliğinde yeni bir üniversitenin oluşturulma çabaları için İsviçre’den Prof. Malche davet edildi.

İki yıl gibi bir süreçte hazırlıklar tamamlandı ve 1933 yılında üniversite reformu yapıldı. Bu reformu yapıldığında Almanya’da Hitler zulmü sürüyor ve Musevi akademisyenler ülkeden çıkarılıyordu. Bu bilim adamları kendi dallarında o dönemde dünyanın önde gelen hocalarıydı.

Atatürk bu bilim adamlarını Türkiye’ye davet etti ve o dönemde Türkiye’nin tek üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi’nde görevlendirdi. Gelen bu öğretim üyelerinden biri de döneminin dünyaca ünlü botanikçilerinden Prof. Albert Heilborn’du.

Prof. Heilborn kurulacak enstitü için bir bina gerektiğini yetkililere iletti. Yetkililer, İstanbul Üniversitesi yerleşkesine komşu müftülük binası bahçesinin bir bölümünü tahsis etti. 1935 yılında başlanan bina 1937 yılında tamamlandı.

Prof. Heilborn inşaat başlarken botanik bahçesi çalışmalarına başlamış ve 1936 yılı ortalarında bahçe tamamlanmıştı. Bahçenin ünü artık uluslararası akademik dünyada yer almaya başlamıştı. İleri dönemde yurtiçi ve yurtdışı 400 botanik bahçesi ile tohum alışverişine başlandı. Bu Türkiye’de yapılan ilk tohum kataloğuydu.

80 YILLIK BİR EMEĞİN ESERİDİR…

Bahçe, o dönemden başlayarak uzun yıllar Türkiye’deki birçok üniversiteye akademisyenler yetiştirmiştir.

Bahçe yalnız kendi uzmanlarına değil, tıp ve eczacılık öğrencilerine de eğitim vermiştir. Günümüzde ise bu bahçede yılda yaklaşık bin lisans öğrencisi eğitim görmektedir. Diğer yandan haftanın belirli günlerinde ilk ve orta öğretim öğrencileri de burada bitkilerle tanışmaktadır. 2003 yılında büyük bir akademik toplantı sonucunda bu botanik bahçesine “İstanbul Üniversitesi Alfred Heilborn Botanik Bahçesi” adı verilmiştir. Bu bahçe 80 yıllık bir emeğin sonucudur ve neredeyse dünyadaki tüm değerli bitki çeşitleri bulunmaktadır. 2015 yılında, 80 yıllık botanik bahçesi İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nce sessiz sedasız İstanbul Müftülüğü’ne devredildi.

Şu anda İstanbul Müftülüğü ‘nün bulunduğu yer Osmanlı’da “Şeyhülislamlık” olarak hizmet veriyordu. Bugünkü Botanik Bahçesi’nin bulunduğu yerde ise o dönemlerde “İstanbul Kız Sultanisi” yer alıyordu. Bu okul büyük bir yangın geçirerek tamamı ile harap olmuş ve Botanik Bahçesi buraya inşa edilmiştir. Öğrendiğime göre 2015 yılından başlayarak Müftülüğe devredilinceye kadar Botanik Bahçesi’nde 12 bahçıvan çalışırken bugün bu sayı 1’e inmiştir. Bahçeyi şu anda yaşatmak için akademisyenler ve uzmanlar bahçıvanlık yapmaktadır.

 

Yazının devamını okumak için tıklayın